ama arkadaşlar iyidir



30.01.2012

onu bulana kadar, akşam karanlığının ve soğuğunun etkisiyle buzla iyice perçinlenmiş kar birikintilerinde kayıp düşen birlerce insan görmüştüm. tam da o o köşeyi döndükten sonra, karşısında bitivermemle birlikte, onu görüp, adını seslendikten sonra, -ki adı hayatıma yeni giren, grenli ve başka bir insan olduğunu müjdelemeye yetiyordu, adının sayesinde türkçeyi telaffuzum bile başkalaşmıştı- dönüp bana baktı, ve beni tanıdı. evet ben oydum. o gibi görünmesem de ben oydum. o gibi durmasam da ben oydum. onun oyuydum, -yine de bunu fark etmesi aylar alacağa benziyordu-. yerdeki buzdan sakındım onu, koluma girsin ve onun olduğumu bana hissettirsin istedim. yerdeki buz kadar soğuktu. üzerine düşsem belliydi ki yerdeki buz kadar canımı yakacaktı. bazı kadınların üstüne düşemezsiniz. bazı kadınlar üzerlerine düşülmesini duruşlarıyla reddederler. bazı kadınlar ne düşmek ne de düşmeni isterler. öylece dururlar, güldü müler, güzel gülerler. güdümlü gülerler. gözlerinin bıraktığı naaşlara gülüp geçerler. yüzüne baktım: duruluğun dik yamaçlarına tırmanma gücünü bulabilecek miydim kendimde, bilemiyordum. ilk sözü o etti.

-çok salsızım be kayıkçı.