ama arkadaşlar iyidir



22.02.2012

could she be loved

peki, hoşbulduk. peki, anladık. peki çektim dünyanın çuhasına bizzat yürüyüşümle, olmayan endamımla. pike çekmeye hiç de benzemiyormuş. merhaba,

bugün işten normal saatince çıkınca bir de baktım ki hava aydınlık, bu beni son günlerin en çok sevindirdi. fark ettim ki işleyişim değişti, dilim bir türlü dönmedi buna. havanın akşamüzeri saatin altı suyuna gittiğindeki bu haline bir çok da ayaklarım sevindi; ben şahsen çorap giymeyi hiç mi hiç sevmem, gelgelelim benim ayaklarım yılın on ayını çorapla geçirirler. hatırlar mısınız ayaklardan başlanırdı pek çok şeye, misal mi, üşümeye. ben de onu tırnaktan tepeye sevmeye kararlıydım. çoraplar bazı kadınlara öyle yakışıyorlar ki, o kadınları o zamanlar özellikle biraz daha fazla seviyorum. bilhassa bazı çoraplar bazı kadınlara öyle, misal diz üstünde kalakalan bi elbisenin altında belden aşağı uzanan beyaz filan çoraplar var, bildiğin sütün beyazı, hayır sütun gibi demedim, kremgi de değil, beyaz, o zaman ben işte tipik bir yaşlı teyzenin arefe günü sevincine bir bir aşk başlatırdım seninle aramızda, ertesi gün bütün çocuklarımız ve komşular elimizi öpmeye gelecekler gibi severdik birbirimizi, kahretsin, ne var ki sen o diziyi izlemedin ve ellerin pek çirkin.

birayı bardaktan taşırabilmek için yüzey gerilimi gibi bilimsel bir gerçeği alt etmen gerekir, bakma öyle kolay durduğuna. ... ellerimi bugün doktora gösterdim, dedi ki bilmemne dermatit. bunun bir üst modelinden askerde de olmuştu, o zaman da göstermiştim. askerliğimi kısa dönem er olarak ankara mamak'da yaptım. o dönemi ankara'nın hayatımdaki önemine dair son nokta sanırdım. daha neleri varmış. şu an içinde bulunduğumuz dünyayı da askerliğe benzetiyoruz. ... doktor dedi ki, şu şu kremi bir hafta süresince kullan, sonra tekrar gel. ben doktor olsam şöyle derdim halbuki, "elleri kremlemenin özel bir şekli vardır ya hani, kremi iki nohut tanesi kadar elinin tersine döktükten sonra ayaları kullanmadan ellerini sırt sırta verdirirsin ya. işte şimdi git ellerini ona götür. onun ellerini tut. ellerinizin sırtına miktarınca krem sürün. ve ellerinin omuzlarını onun ellerinin omuzlarında gezdir. sırtsırta versin elleriniz. baharda -yine geldiğinizde- sırtüstü çimenlere yatmış da göğe bakar gibi. işte o zaman iyileşirsiniz." iyi ki doktor olmamışım de mi. (di mi?)

sabunla şampuanla tam da bu anda -dur sen bunu sakın puanlama-, başa alıyorum: sabunla şampuanla yıkanarak temizlendiği varsayılan elleri veya vücudu kurulamak amacıyla kullandığımız havlularımızın illa ki bir gün gelip de kirleniyor olmalarının sebebini kavrayabildiğim gün gideceğim dünyanızdan.

beni kurulamayınız,
bırak ıslağın olayım.
ıslığım ol dudaklarımın arasında.




dan sedelim mi?