ama arkadaşlar iyidir



1.11.2011

tam da uyuyordum halbuki. canım sigara istedi diye kalkmadım herhalde. allahalla. sivrisineklerin istilasına da uğramış değilim. geçen hafta aldığım sütten bir yudum alayım diye de uyandığımı sanmıyorum. gecenin bu benim için geç vaktinde birkaç satır karalayayım da, müzik de açmayayım da, klavyenin tuşlarının tıkırtılarına meftun olayım diye de değil. yeni lamba ve ampul aldım da kullanışlığına dikkat kesileyim diye olabilir mi, sanmıyorum ama doğrusu bu beni mutlu etmiyor da değil. zaten yatağa uzandığımda da uyuyup kalma denemesi yaptığımı biliyordum ama bu da bana göre değil, uyuyacaksam yatarım, uyumayacaksam yatmam, yatmışsam uyurum. alkolizmin ilk safhasında böyle olur, içkinin ilk bırakıldığı günlerde uykudan terli uyanmalar baş gösterir. daha önce de tecrübe ettiğim için iyi biliyorum. tam da uyuyordum halbuki. terlediğimi ve çarşafların da ıslandığını hissetmemle uyanıverdim. tişörtüm de sırılsıklamdı. bunu yaşayacağımı bildiğimden canımı sıkmadım. ağzımdaki kurumuş diş macunu fosilleri damağıma sigara çektirdi. bir süre uyuyamacaktım anlaşılmıştı, annem olsa sırtıma havlu koyardı. annem de ne zamandır olmamıştı vay annesini. kalktım, yeni lambamı yaktım. sigara yaktım. geçen hafta aldığım sütü çıkardım buzdolabından. ışığın açılmasıyla ortalığa serpilen iki sivriyi avladım.

aklıma the man who wasn't there gelmişti ve beni yatağımdan asıl kaldıran da bu olmuştu. bilgisayarımı açtım. orada olmayan adam. bu filmi izlememiştim ve uykumun bu terli saatinde aklıma gelmesinin bir hikmeti de olmamalıydı, hikmetlere epeydir uğramıyorum. ne demek istiyordu, şu şekilde beni anlatıyor olabilir miydi, ya da filmin adı verilirken bu şekilde ben anlatılmak istenmiş olabilir miydim: o an varlığı olsa da orada olmayan adam.

iyi geceler.